Öksürük Sesinden Koronavirüs Tespiti

Toplumumuz gibi diğer tüm dünya ülkelerini etkisi altına almış olan Koronavirüs hız kesmeden can almaya devam ediyor. İçinde bulunduğumuz süreçte virüsle savaşmak güç olmaya başlamış durumda. Her gün artan vaka sayısının tedbirsizlikle ve alınan önlemlerin yetersizliği ile doğru orantılı olduğu gözler önünde iken maske takmama konusunda inatçı vatandaşların ya da Covid pozitif olduğundan bir haber olan insanlar için çözümü ABD´de Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) uzmanları buldu. ,yapay zeka teknolojisiyle birlikte geliştirdikleri model ile öksürük sesinden hastalık belirtisi göstermeyen insanların tespitini yapacaklarını duyurdu.

 

Peki Nedir Bu Yapay Zeka Modeli?

Covid 19 ile enfekte olmuş kişilerin bir kısmı asemptomatik olarak tanımlanırlar yani virüse dair fiziksel bir belirti, semptom taşımadan hastalığı geçirirler. Belirti taşımayan insanların test yapma olasılığı düşük olacağı için farkında olmayan pozitifli hasta, virüsü başka bir insana geçirebilir. Bu olasılığın yüzdesinin fazla olduğunu ve sonucunda ölümün kaçınılmaz olduğunu savunan MIT araştırmacıları, asemptomatik kişilerdeki görülen öksürüğün sağlıklı bir bireyin öksürüğünden farklı olduğunu tespit ettiler. Bu keşfedilen farklılığın,insan kulağı tarafından belirlenemeyeceğini ancak yapay zeka destekli bir modelin buna çözüm olabileceğini düşünüp bir model geliştirdiler.

Geliştirilen model için gönüllü insanlar bulunup, onların kaydetmiş olduğu öksürük sesi örneği ve kelime sesleri üzerinde model eğitildi. Eğitilen model, Covid 19 pozitifli insanların yüzde 98,5’ini, asemptomatik Covid-19 hastalarının yüzde 100’ünü doğru bir şekilde tespit etti ve böylece modelin yüzde 95 başarı oranı gerçekleşmiş oldu.

Ekip, modeli kullanıcı dostu bir uygulamaya dahil etmek için çalışıyor; model FDA onaylıysa ve büyük ölçüde kullanılmaya başlanırsa, korona virüs için asemptomatik olma ihtimali yüksek olan kişilerin kullanımı ücretsiz, kullanışlı bir ön tarama aracı olabilir. Bu kullanıcı telefonuna indirdiği bu uygulamayla her gün telefonuna öksürüp, virüsü taşıyıp taşıyamadığını öğrenebilir dolayısıyla bu yöntem resmi bir testin onayına tabiidir.

MIT’nin Auto-ID Laboratuvarı’nda araştırmacı bilim insanı olan ortak yazar Brian Subirana, “Bu grup teşhis aracının etkili bir şekilde uygulanması için bir sınıfa, fabrikaya veya restorana gitmeden önce kullanılırsa, salgının yayılması azaltılabilir.” Açıklamasında bulundu.

Pandeminin başlangıcı olan günlere baktığımızda, birçok araştırmacı aslında bu konunun etrafında dolaşıyordu ama hiç hayata geçen bir proje olmamıştı. Daha önceleri de araştırmacılar, zatürre ve astım gibi durumları doğru bir şekilde teşhis etmek için öksürük kayıtları üzerine algoritmalar eğitiyordu. Aynı işlemleri tekrar eden MIT ekibi de sadece hafızadaki bilgilerin kaybı değil, zayıflamış ses tellerin de görülen zayıflığı da nöromüsküler bozulmayla ilişkilendirip, alzheimer hastalığı üzerinde çalışmalar yapmıştı. Alzheimer hastalığının belirtilerini tespit edip edemeyeceklerini görmek için zorunlu öksürük kayıtlarını analiz ederek AI modelleri geliştiriyordu.

Öncelikli olarak, farklı derecelerde vokal kord gücü ile ilişkili sesleri ayırt etmek için ResNet50 olarak bilinen, genel bir makine öğrenme algoritması veya sinir ağını eğittiler. Daha önce yapılmış araştırmalarda insan duygusu olarak gösterilen ‘Hmmm’’ sesinin kalitesinin, bir kişinin ses tellerinin ne kadar zayıf veya güçlü olduğunun bir göstergesi olabileceğini göstermişti. Araştırmacılar, “onlar” kelimesini “o” ve “o zaman” gibi diğer kelimelerden ayırmak için sinir ağını 1000 saatten fazla konuşma içeren bir sesli kitap veri seti üzerinde eğitti.

Ekip konuşmada en belirgin olarak görülen duygusal ifadelerin ayırt edilebilmesi için ikinci bir sinir ağından destek almak zorunda kaldı çünkü Çünkü Alzheimer hastalarının (ve daha genel olarak nörolojik düşüşü olan kişilerin) mutluluklarını ifade etmekten çok üzgün oldukları, acı çektikleri, hayal kırıklığa uğradıklarını gösteren duyguları sergiledikleri görüldü. Bu deneyin üzerine araştırmacılar sakin, mutlu, huzurlu, nötr gibi duygusal ruh hallerini canlandıran bir veri kümesi oluşturarak, bir duyarlı konuşma sınıflandırıcı modeli geliştirdiler.

Ardından üçüncü sinir ağına ihtiyaç duyan araştırmacılar, akciğer ve solunum performansındaki değişiklikleri ayırt etmek için bir öksürük veri tabanı üzerinde yeniden bir sinir ağını eğitti.Son olarak ekip eğitmiş olduğu üç modelide birleştirerek kas zayıflamasını tespit etmek için bir algoritma yerleştirdi. Aslında algoritma bu işlemi, işittiği gürültüyü simüle ederek, güçlü öksürükleri (gürültü üzerinden duyulabilenleri) daha zayıf olanlardan ayırt ederek yapıyor.

Tüm bunların sonucunda ekip, Al desteğiyle, alzheimer hastalığı dahil olmak üzere, ses kayıtları üzerinde denemeler yaparak bunu geliştirdi ve alzheimer’in örneklerini mevcut modellerden daha iyi belirleyebileceğini göstermiş oldu. Elde edilen verilen doğrultusunda, ses teli gücü, duygu, akciğer ve solunum performansı ve kas bozulması ile birlikte hastalığın teşhisinde etkili belirteçler olduğunu gösterdi.

Aynı ekip nisan ayında, alzheimer, astım, zatürre ve Covid 19 pozitifli hastalardan on binlerce öksürük numunesi topladı. İnsanların web tarayıcısına sahip herhangi bir araçtan, bu telefon olabilir, tablet,dizüsüstü bilgisayar olabilir, öksürüklerini kaydedebilecekleri bir internet sitesi kurdular. Uygulamaya katılan katılımcılar, bu uygulamanın deneme amaçlı olup, herhangi bir doktor kontrolü veya test dahilinde olmadığına dair bir anket doldurdular. Çünkü yaptıkları bu uygulama henüz yasallaşmamış olduğu için verilen sonuçlarda tamamen deney üzerine kurulu, başarı oranı 95 e yakın olmuş olsa bile. Aynı zamanda anketin içeriğinde kullanıcıların daha önce geçirmiş olduğu hastalıklar, yaşadıkları coğrafi konum, cinsiyetleri gibi ayırt edici özellikler vardı.

         

 

Bugüne kadar araştırmacılar; her biri birkaç öksürük içeren, yaklaşık 200.000 zorla öksürük ses örneğine karşılık gelen 70.000’den fazla kayıt topladı. Araştırmacılarında kanıtladığı üzere bu zamana kadar yapılmış en kapsamlı ve belirleyici öksürük veri setine sahip bir araştırma oldu.Asemptomatik olanlar da dahil olmak üzere Covid-19 olduğu doğrulanan kişiler tarafından yaklaşık 2.500 kayıt sunuldu.

Ekip, topladıkları verileri dengelemek için kayıtlardan rastgele seçtikleri 2.500 kayıt ile birlikte Covid ile ilişkili 2.500 kaydı kullandı. AI modelini eğitmek için bu örneklerden 4.000’ini kullandılar. Kalan 1000 kaydı da daha sonra Covid hastalarının ve sağlıklı bireylerin öksürüklerini doğru bir şekilde ayırt edip edemeyeceğini görmek için model geliştirildi.

Temmuz ayında İngiltere’nin Cambridge kentindeki ‘Covid-19 Sesler Projesi’nde, nefes ve öksürük seslerinin birleşimine dayanarak, pozitif koronavirüs vakalarının yüzde 80 oranında başarıyla tespit edildiğini açıklamıştı.Uygulamanın geliştirildiği takdirde virüsün yayılma hızının,yayılma oranın düşeceği kaçınılmaz bir gerçek olduğu ispatlanmış oldu.

REFERANSLAR:

https://haberglobal.com.tr/dunya/yapay-zeka-oksuruk-sesiyle-kovid-19-hastasini-boyle-tespit-etti-77528

https://onedio.com/haber/oksuruk-sesinden-yuzde-100-isabet-koronavirus-teshisi-koyan-yapay-zeka-gelistirildi-940627

https://www.ntboxmag.com/2020/10/29/yapay-zeka-modeli-cep-telefonuyla-kaydedilen-oksurukler-sayesinde-asemptomatik-

 

 

Microsoft Seeing Al İle Görme Engellilerin Dünyasını Aydınlatıyor

Günümüz ilerleyen teknolojisinde, sürekli geliştirilen ve üstüne yenilikler eklenilerek bize sunulan akıllı telefonların yanında yapay zekayla ilişkili ürünlerin hayatımızı kolaylaştırması hız kesmeden devam ediyor. ABD merkezli teknoloji devlerinden Microsoft, hızla gelişen ve değişen teknolojiye ayak uydurarak gündelik yaşamı kolaylaştırmak ve gelişen teknolojiyi yakalamak için ürünler çıkarıyor.Bu ürünlerden bence en önemlisi ve en çok işe yarayanı yeni duyurmuş olduğu “Seeing Al” isimli yapay zeka destekli mobil uygulaması.

Seeing Al, görme engelli insanlar için tasarlanmış bir yapay zeka uygulaması. Peki nedir bu Seeing Al? Seeing Al, telefonların kameraları yardımıyla elde ettiği görüntüleri sesli bir yapay zeka tarafından alıcıya ileten bir uygulama. Biraz daha açmamız gerekirse, görme engelli insanlara etraflarında ne olduğunu, şu an nerede olduklarını anlatan bir akıllı telefon uygulaması. Öyle ki, kameraya karşı taraf ne gösteriyorsa uygulama birebir ekranda gördüklerini sesli bir şekilde görme engelli kullanıcıya aktarıyor. Kamera tutulan nesnenin veya kişinin nasıl olduğunu, ne hissettiğini, kim olduğunu da aktaracak. Aynı zamanda uygulama, kamera bir ürünün üzerine tutulduğunda ürünün ne olduğunu da söyleyecek. Tüm bu uygulamalar telefonda bulunan yapay zeka yardımıyla gerçekleştirilecek.

Microsoft, geçtiğimiz yıllarda mart ayında düzenlediği Build konferansında Seeing Al uygulamasının ön hazırlık şeklinde prototipini göstermişti. Uygulama yaklaşık olarak 16 ayın ardından ABD’de İOS yazılımlı cihazlara sahip kullanıcılarla buluştu. Android ve diğer yazılımlı telefonlara ne zaman geleceği henüz bilinmiyor.

Uygulamanın çalışma prensibine bakacak olursak, daha önce görmüş olduğu kişileri tanıyan, yabancılarında, hislerini, duygularını, yaşlarını, fiziksel özelliklerini tahmin edebilen Seeing Al, barkod okuma özelliği sayesinde de gösterilen ürünlerin ne olduğunu iletebiliyor. Belgeleri okuyabilen ve tarayan uygulama, Amerika para birimi olan doları da tanıyabiliyor. En çok işe yarayan özelliğinin bu olduğunu savunarak size de açıklamak istiyorum. Görme engellilerin günlük yaşantılarında ne kadar zorluk çektiklerini anlamaya çalışıyor olsak da bir yere kadar onları anlayabilir onların yaşadığı zorluklara tanıklık edebiliriz. Bizim görebildiğimiz en azından şahit olduğumuz zorlukların başında alışveriş yapabilme konusu geliyor. Alışveriş esnasında yaşadıkları zorluklarla biz de zaman zaman karşılaşıyoruz. Ödeme aşaması ise alışveriş yapıyor olmanın en son ve zor adımı, ödeme yapacakları yöntemin nakit olduğu zamanlar, verdikleri paranın ne olduğunu bilemiyor, paraları birbirinden ayırt edemiyorlar ve bu durum alışveriş yapmak kadar alışverişin sonunu da zor hale getiriyor. Ki sadece para kısmıyla alışverişte karşılaşmıyorlar, bindikleri taksi, ödemeye çalıştıkları fatura, ve bunun gibi birçok para alışverişi gerektiren yerlerde zorluk çekiyorlar. Bahsetmiş olduğum gibi Seeing Al’nin ben tarafından en çok takdir gören ve yararlı bulduğum özelliği para tanıyor olabilmesi. Dolar işareti değerinden bağımsız olarak paraların boyutu, rengini ayırt etmek onlar için imkansızken Seeing Al sayesinde bu imkanlı hale geliyor.

Yapay zeka yardımıyla geliştirilen bu uygulama,etrafındakileri tanıyıp algılayabilmek için nöral ağlardan yararlanıyor. Nöral ağ teknolojisi bildiğiniz üzere, Silikon vadisinde tanıtımı yapılan sürücüsüz yani otonom araçlarda, belirli drone’larda ve daha birçok teknolojide kullanılan bir yenilik. Uygulamanın temelinde nöral ağlardan yararlanıldığı için fonksiyonları, doğrudan cihazın üzerinde yerine getiriliyor böylece uygulamanın hız konusunda ya da internete bağlantısının gecikmesi gibi sorunlar ortaya çıkmıyor. Görüş alanındaki her şeyi tanıyıp anlayabilmesi için,buna el yazısı gibi denetlenmesi gereken şeylerde dahil,bunlar için bulut bağlantısına ihtiyaç duyuyor.

Seeing Al, ilk olarak ABD’de tanıtılmış, yalnızca İngilizce dil desteğine sahip olan uygulama İOS kullanıcılarına sunulmuştu.Ülkemizde bugüne kadar İngilizce olarak kullanılıyordu bu nedenle birçok kullanıcı bu uygulamadan habersizdi. Microsoft geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamalarda Seeing Al’nin Türkçe dil desteğine sahip versiyonunun yayınlandığını duyurdu. Uzun bir süredir Türkçe dil desteği üzerine çalışan Microsoft Türkiye Ekibi 3 Eylül Perşembe günü Seeing AI’nin Türkçe versiyonunu Apple Store’da kullanıcıların erişimine açtı. Hâlâ sadece IOS kullanıcılarının yararlanabildiği bu uygulama ücretsiz olarak sunuldu. Yani bu uygulamaya sahip olmak isteyen tüketiciler, herhangi bir ödeme yapmak zorunda kalmıyorlar.

Microsoft Türkiye Genel müdür vekili uygulamanın Türkçe sürümünü erişime açarak Türkiye’de çok daha fazla sayıda görme engelliye ulaşacak olmanın heyecanını yaşadıklarını belirtti. Yılmaz, “Seeing AI, yapay zekâ ile engellilerin gündelik hayatına ne kadar büyük katkı sağlanabileceğini kanıtlayan eşsiz bir uygulama. Bir süpermarkette ne satın aldığından emin olmak; ödeme adımında Türk lirasını tanıtarak alışverişi güvenle tamamlayabilmek; sokakta çevresindekileri algılayabilmek, görme engelli bir birey için son derece özgürleştirici deneyimler. Seeing Al uygulamasıyla kullanıcıların WhatsApp ve sosyal medyada paylaşılan metinleri okuması; görsellerin sesli betimlemesini dinlemesi dahi artık mümkün” olduğunu söyleyerek, uygulamanın engellilerin bireysel özgürlüklerine katkı sağladığına değindi.

Yaşadığımız dönemin her alanın görsele dayalı olduğunu dile getiren Murat Yılmaz, “Teknoloji, insanların hayat kalitesini yükselttiği oranda değer kazanıyor. Ücretsiz ve kayıt gerektirmeyen bir telefon uygulamasının bizi çevreleyen dünyayı bu kadar kapsamlı şekilde betimleyebilmesi, görme engelliler için de, bu teknolojinin yaratıcısı olan Microsoft için de paha biçilemeyecek kadar değerli”dedi. Uygulamanın Türkçe sürümünün hazırlık aşamasında Microsoft ailesine katkıları bulunan birçok marka olduğunu söyleyen Murat Yılmaz, bu uygulamaya sosyal sorumluluk projesi olarak yaklaşan tüm markalara teşekkür etti.

Barkod okuma özelliğinden bahsettiğimiz bu uygulamanın veritabanına Türkiye’de bulunan 6 Milyon ürünün barkod numarası eklenmiş durumda. Bu markalar arasında, Boyner, Evyap, Koçtaş, MediaMarkt, Mondelēz International Türkiye, P&G Türkiye, Unilever Türkiye ve Watsons Türkiye gibi ünlü markalarının ürünlerinin barkodları artık Seeing Al’nin veritabanında. Söz konusu markaların tek bir alışveriş kategorisinde olmaması ise uygulamanın yelpazesinin genişliğini öne sürüyor. Bu markaların yanı sıra Microsoft’un bu uygulamasına destek veren bir diğer markada Turkcell oldu. Turkcell, uygulamayı kullanan müşterilerinin data kullanımını ücretsiz hale getirdi. Yani herhangi bir Turkcell kullanıcısı bu uygulamayı kullanırken internet paketinde azalmayla karşılaşmayacak.

Microsoft Türkiye, verileri toplu almak yerine markalarla birebir görüşerek, ürünlerin tüm özelliklerini; ölçü, renk, beden, malzeme, gramaj ve alerjen bilgisi gibi detayları göz önünde bulundurarak, sürekli değişen barkodları, düzenli güncelleyen bir veritabanı oluşturmuş oldu. Bu sayede ise, görme engelli insanlar, kimseden destek almadan ürünleri rahatlıkla tanıyabiliyor.

Microsoft Türkiye’nin hedeflemiş olduğu görme engellilere yönelik bu uygulamanın benim nezdimde de en büyük artısı olan para tanıma özelliği ile ilgili bir destek de Kuveyt Türk’ten geldi. Kuveyt Türk, banknotların görselleriyle gerekli barkodları oluşturdu. Bu sayede uygulama,dolarla birlikte Türk lirasını da tanır hale geldi.

Microsoft Türkiye yapmış olduğu bu uygulamayla görme engellilere büyük ölçüde fayda sağlayacak gibi görünüyor,Diliyorum ki diğer engellere sahip vatandaşlarımız içinde en kısa zamanda bu ve bunun gibi pek çok uygulama geliştirilir,bir nebzede olsa onlara fayda sağlanmış,hayatları biraz olsun onlar için kolay hale gelmiş olur.

REFERANSLAR:

https://shiftdelete.net/microsoft-seeing-al-uygulamasi-83563

https://www.webtekno.com/microsoft-seeing-ai-turkce-indir-h99180.html

https://www.donanimhaber.com/Microsoftun-gorme-engelliler-icin-gelistirdigi-Seeing-Ai-uygulamasi-35-ulkeye-gidiyor–95934