Robots in Interior Design

Another dimension of the relationship between artificial intelligence and interior design can be seen as artificial intelligence-based products used in the production process. One of these products is 3D printers. Although these printers are not a new product today, they remain up-to-date due to the development over time.

İÇ MEKAN ÜRETİMİNDE ROBOTLAR

Yapay zeka ve iç mekan tasarım arasındaki ilişkinin bir başka boyutu üretim sürecinde kullanılan yapay zeka tabanlı ürünler olarak görülebilir. Bu ürünlerden biri de 3D yazıcılardır. Bu yazıcılar günümüzde yeni bir ürün olmasa da zaman içerisinde gösterdiği gelişim nedeniyle güncelliğini korumaktadır.

YAPAY ZEKA İÇ MEKANLARA ŞEKİL VERİYOR

yapay zeka ve iç mekanlar

Günümüzde yapay zeka  hayatın her yerinde kullanılan bir güç haline gelmiştir. Tartışmalı konulara sebep olsa da günlük hayatın içinde sürekli kullanılmaktadır. Günlük hayatın içinde aktif kullanılması, yapay zekanın kullanım alanlarının çeşitlenmesinde önemli bir faktör olarak görülebilir. Kullanıcıların talepleri doğrultusunda geliştirilen sistemler ve yazılımlar gibi her türlü ürün hayatın içinde giderek daha fazla pay sahibi olmaya başlamıştır. Bu gelişmeler, iç mimari alanında da geçerli olmakla birlikte insanların yaşam kalitesini ve yaşayış biçimlerini doğrudan ilgilendirmektedir. Yapay zeka ve iç mekanlar arasında olan etkileşim önem kazanmaya ve ön plana çıkmaya başlamıştır. 

         Tasarım süreci doğası gereği yeni ürünleri, yeni üretim teknikleri gibi gelişmeleri güncel olarak takip etmeyi barındırır. Bu durum dünyada hızla gelişen yapay zeka uygulamalarını da içermektedir. Günümüzde yapay zeka yardımıyla yapılan akıllı binalar bir çok açıdan kullanıcıların yaşam kalitesini arttırmaktadır.

Yapay zeka ve iç mekanlar arasındaki etkileşime örnek olarak, evlerdeki yapay zekaya sahip sistemler verilebilir. Bu sistemler, yapay zekalara makine öğrenmesi yoluyla verilerin girişiyle birlikte, sistemin ev ortamının kalitesini ve kullanıcı memnuniyetini arttırmaya yöneliktir. Ürünlere gerekli bilgilerin girişi yapılarak kullanıcının talepleri, ürünler ve yazılımlar sayesinde karşılanmaktadır. Bu durum evlere yerleştirilen güvenlik sistemleri, termostatlar, aydınlatma, doğal aydınlatmanın kullanımı ve havalandırma sistemleri gibi çeşitli sistemlerde güncel olarak kullanılmaktadır. Kullanıcının ihtiyaçları ve beklentileri doğrultusunda programlanan sistemler içmimari uygulama sürecinde çözülerek mekanın önemli bir parçasına haline gelmektedir. Bu bakış açısıyla bakıldığı zaman yapay zeka ve içmimari tasarım süreç içerisinde birbirini etkilemektedir. Kullanıcı yapay zeka destekli bir tasarım tercih ettiği zaman içmimar proje özelinde kullanılan tekstil seçimlerini bu doğrultuda yapmalıdır. Örnek olarak, perdelerde kullanılan sistemin akıllı sistemlere uygun olması ve oturma birimlerinde kullanılan kumaşlar için tasarım sürecinde verilen kararları etkileyebilir. Bu durum sabit tasarım elemanları ve sabit akıllı sistemler arasında geçerli olduğu kadar sonradan edinilen ürünler özelinde de önem arz etmektedir. 

         Yapay zekaya sahip akıllı ev sistemleri kullanımının tercih edildiği durumlarda mekanın tasarımının da bu sistemlere izin vermesi veya tasarımıcı tarafından bu sistemlerin kullanımı ve yerleştirilmesi çözülmüş olması gerekmektedir. Yapay zekaya sahip duvara yerleştirilen bir termostat sayesinde mekanların ısı kalitesi sürekli ölçülerek hava kalitesi otomatik olarak sağlanmaktadır.

[gdlr_core_space height=”30px”]

Görsel: Termostat 
Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=izHUzKtlGxM&feature=youtu.be

[gdlr_core_space height=”30px”]

Bu sistemler mekanın hava kalitesini sağlamanın yanında fazladan enerji harcanmasını önlemektedir. Akıllı sisteme kullanıcının mekanları kullanım saatleri girildiğinde veya uzaktan yönetim imkanı sağlandığında sıcaklık seviyesi kullanıma göre yapay zeka yoluyla ayarlanabilir. Bu durum enerji tasarrufu sağlamakla birlikte sağlıklı hava sıcaklığını korumaya da yardımcı olarak kullanıcıların bedensel sağlıklarını korumalarını da etkilemektedir. Bu ürünlerin kullanımı tasarım sürecinin şekillenmesinde bir payda olarak görülebilir. Örnek olarak, termostatın mekan içerisindeki konumu, mekana yüklenen işlev ve kullanım şeması gibi girdilerle birlikte akıllı sistemlerin verimliliği arttırmak mümkün olabilir. Sabit tasarım elemanları ve sabit akıllı sistemlerin bu süreç içerisinde çözülmesinin önemli olduğu kadar taşınabilir akıllı ürünlerin de süreç içerisinde düşünülmesi gerekebilir. Taşınabilir akıllı sistemlerin daha sonradan dahil olmasına izin verecek mekanlar tasarlamak bu nokta önem kazanmaktadır. 

         Taşınılabilir ya da sonradan edinilebilir ürünler açısından bakıldığı zaman ise; yapay zekaya sahip süpürgelere makine öğrenmesi yoluyla evlerin planları girilerek, belirlenen alanların temizlenmesi sağlanmaktadır[1]. Konut özelinde düşünüldüğünde evlerin daha az iş gücü ve zaman tasarrufuyla temizlenmesine katkı yaptığını söylemek mümkündür. 

[gdlr_core_space height=”30px”]

Görsel: Akıllı süpürge 
Kaynak:https://www.hepsiburada.com/xiaomi-mi-1c-akilli-robot-supurge-p-HBV00000PM13D

[gdlr_core_space height=”30px”]

Bir diğer açıdan bakıldığında, bu ürünlerin kamusal iç mekanlar özelinde kullanımı düşünüldüğünde büyük bir mali kazanç sağlayacağı söylenebilir. Belediye, valilik, adliye ve kongre/sempozyum binaları gibi toplumsal hizmet veren binaların akıllı süpürgelerle temizlenmesi kullanım rahatlığının yanında mali olarak da büyük bir yükün ortadan kalkmasına yardımcı olacaktır. Diğer taraftan, konutların ve kamusal iç mekanların bu ürünlerin kullanımına uygun planlara ve detay çözümlerine ihtiyaç duyduğu söylenebilir. Örnek olarak,  akıllı süpürgelerin kendilerinin geçebildiği belirli bir yükseklik sınırı var. Bu durum kimi zaman basamaklarla kimi zamanda mekanlar arasında geçişlerde malzeme farklılığından dolayı kullanılan bağlantı alanlarının farklı yüksekliğe sahip olmasıyla aksiliğe neden olmaktadır. Ürüne yüklenen plan şemasına göre mekanlar arasında geçiş yapmasına imkan veren tasarım yapılması, kullanıcıların bu ürünleri iç mekanlarda sorunsuz kullanmasına katkı sağlayacaktır. Bu doğrultuda, içmimari proje tasarım sürecinde yapay zekaya sahip taşınabilir ürünlerin de kullanımı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu veriler tasarıma girdi olarak kullanıldığında, mekanların gelecek yıllarda da yaşamasına yani mekansal sürdürülebilirliği olmasına katkı sağlayabilir. 

         Sonuç olarak, yapay zeka çalışmaları hızlı bir şekilde yapılırken sistemin sürekli geliştiği ve yeni ürünler çıkarttıkları bilinmektedir. Bu yeni geliştirilen ürünler hakkında güncel bilgilere sahip olarak ve gelecekçi yaklaşımla birlikte içmimari proje sürecinde yapay zeka sistemlerini ve ürünlerini tasarımı süreci içerisinde çözülmesi gereken bir durum olarak görmek gerekir. Bu durum hem yapay zeka geliştiricileri ve uygulamacıları hem içmimarlar hem de kullanıcılar tarafından en verimli sonuca ulaşmak için hızla önem kazanmaktadır. Geliştirilen sistemler dünyayı değiştirmektedir. Bu sebeple mekan tasarımcıları olarak bu değişime mekanların da izin vermesini sağlamamız gerekmektedir.   İlk kez 1700’lerde Vincent De Gournay (1712-1759) tarafından söylendiği ileri sürülen, zamanla liberal düşüncenin sloganı haline gelen “laissez faire, laissez passer” (bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler) mantığını tasarımcıların da yapay zeka için yerine getirmeleri artık gereklilik olmuştur[2]. Yapay zeka sistemleri hayatın her alanında olduğu gibi iç mekanda da -iç mekan tasarımı izin verirse- birçok kolaylık sağlayacaktır. Tasarımcılara yapay zeka için sesleniyorum: “laissez faire, laissez passer”!

Diğer yazılarıma buradan ulaşabilirsiniz.


[1] https://www.posta.com.tr/kizilotesi-temizlik-haber-fotograf-2159386-3

[2] https://en.m.wikipedia.org/wiki/Jacques_Claude_Marie_Vincent_de_Gournay